Sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında yenilikçi çalışmalarıyla öne çıkan Bristol
merkezli Firefly, Birleşik Krallık’ta hayata geçirmeyi planladığı üretim tesisinde
kullanılmak üzere kritik teknolojiyi, GOSB Teknopark firmalarından Altaca’nın Ar-Ge
ve mühendislik gücüyle geliştirdiği CatLiq – Hidrotermal Sıvılaştırma Teknolojisi ile
sağlayacak.
20 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da imzalanan anlaşma, Türk mühendisliğinin iklim
değişikliğiyle mücadele, atıkların katma değerli ürüne dönüştürülmesi ve havacılık
sektörünün karbonsuzlaştırılması gibi küresel ölçekte kritik alanlarda üstlenebileceği
rolü bir kez daha ortaya koydu.
Atıktan Havacılık Yakıtına Uzanan Yenilikçi Dönüşüm
Firefly, arıtılmış insan kaynaklı atık çamurunu yani biyokatıları hammadde olarak
kullanarak sürdürülebilir havacılık yakıtı üretmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, hem büyük
ölçekli atık bertarafı sorunlarına çözüm sunuyor hem de fosil jet yakıtlarına alternatif
olabilecek düşük karbonlu bir üretim modeli ortaya koyuyor.
Bu süreçte Altaca’nın geliştirdiği CatLiq – Hidrotermal Sıvılaştırma Teknolojisi,
kanalizasyon çamuru gibi biyokatı atıkların biyo-ham petrole dönüştürülmesini
sağlıyor. Söz konusu teknoloji, Firefly’ın “wet-to-jet” olarak adlandırdığı atıktan
havacılık yakıtına uzanan üretim zincirinin en kritik aşamalarından birini oluşturuyor.
Altaca’nın sağlayacağı teknoloji, biyoyakıt üretim sürecinin “üst akış” bölümünde yer
alarak, Firefly’ın sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimini ölçeklendirmesi için ihtiyaç
duyduğu tamamlayıcı teknoloji halkasını oluşturacak.
Küresel Ölçekte Güçlü Bir İş Birliği
Firefly’ın ilk projesi için gerekli hammaddenin önemli bir bölümünü Birleşik Krallık’taki
su şirketlerinden temin etmesi planlanıyor. Böylece atık yönetimi alanında çevresel
bir sorun olarak görülen biyokatı atıklar, yüksek katma değerli ve stratejik bir enerji
ürününe dönüştürülecek.
Üretim sürecinin rafinaj aşamasında Chevron Lummus Global’in teknolojisinden
yararlanılacak. Avrupa’nın hızla büyüyen havayolu şirketlerinden Wizz Air ise
üretilecek sürdürülebilir havacılık yakıtı için 15 yıllık alım anlaşması imzalayarak
projeye güçlü bir ticari zemin kazandırmış durumda.
Bu iş birliği, sürdürülebilir havacılık yakıtının yerel kaynaklarla üretilebilmesi, küresel
tedarik zinciri dalgalanmalarından daha az etkilenmesi ve havacılık sektörünün
karbon azaltım hedeflerine katkı sunması açısından stratejik önem taşıyor.
Anlaşma Ankara’da İmzalandı
Bilim, mühendislik ve sanayi alanlarında güçlü bir İngiliz-Türk iş birliğini temsil eden
anlaşma, Birleşik Krallık’ın Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG ev sahipliğinde
Ankara’daki Britanya Büyükelçiliği’nde düzenlenen törenle imzalandı.
Törene, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan başta olmak üzere kamu,
diplomasi ve iş dünyasından önemli temsilciler katıldı.
Anlaşma; Firefly kurucuları James Hygate OBE ve Paul Hilditch ile Altaca
kurucuları Alper Önoğlu ve Taner Önoğlu tarafından imza altına alındı.
GOSB Teknopark Ekosisteminden Küresel Etki
GOSB Teknopark ekosisteminden çıkan bu güçlü teknoloji iş birliği; Ar-Ge’nin,
mühendisliğin ve yenilikçi üretim kapasitesinin sınırları aşan etkisini göstermesi
açısından büyük önem taşıyor.
Altaca’nın geliştirdiği teknolojinin, sürdürülebilir havacılık yakıtı gibi dünya genelinde
stratejik öneme sahip bir alanda kullanılması, Türkiye’de geliştirilen ileri mühendislik
çözümlerinin küresel değer zincirlerinde daha güçlü şekilde yer alabileceğini ortaya
koyuyor.
GOSB Teknopark olarak, firmalarımızın geliştirdiği teknolojilerin uluslararası
pazarlarda değer üretmesinden ve sürdürülebilir bir gelecek için küresel çözümlerin
parçası olmasından gurur duyuyoruz.
