Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
yüksel ateş
yüksel ateş

DÜŞMANIMIN DÜŞMANINA YENİLECEĞİME İNTİHAR EDERİM!

Ettik de zaten… Beşiktaş maçında kral gibi oynuyorsun, yenilmene rağmen alkışlıyoruz…

Dünyada ezeli rekabet çoktur; Türkiye’de daha çok Fenerbahçe-Galatasaray bilinir. Dönüp bize baktığımızda ise Sakaryaspor, Bursaspor ve en önemlisi bizi taklaya getiren, iyi analiz etmiş olan İzmir temsilcisi Göztepe’dir.

TÜRKİYE BU TAKIMLAR ARASINDAKİ REKABETİ, HATTA DÜŞMANLIĞI (!) BİZDEN İYİ BİLİYOR…

“Kocaelispor çok büyük camiadır” diyor muyuz? Diyoruz. Büyüklük neyle olur? Aldığın başarılarla… İki tane Ziraat Türkiye Kupamız müzemizde. Peki, bu büyüklüğe bir de 90 dakika susmayan, yeri göğü inleten meşhur Hodrimeydan’ı ekleyelim… Gelmiş geçmiş puanlamaya da bakarsak, sadece Güvenç Kurtar döneminde son haftaya kadar lider kalınmış, son nefeste şampiyonluk gitmiş; bu da tamam. Ortalama puanlarımıza baktığımızda ise yerimiz inişli çıkışlı olmuş, yani ligi genellikle orta sıralarda tamamlamışız.

İYİ TAKIM OLDUKÇA; İÇERİDE, DIŞARIDA NE İSTANBUL TAKIMLARI KALMIŞ NE ANADOLU TAKIMLARI… YENDİKÇE YENDİKÇE OLMUŞUZ EFSANE TAKIM, OLMUŞUZ KORKULU RÜYA…

İşte bu yüzden bize geldiklerinde rakiplerimiz elini kolunu sallayarak gelemiyor. Ne diyorlar? “Kocaelispor’a gidiyoruz.”

Hal böyle olunca rakiplerimiz günlerce bizi analiz ededursun; çalışsın, yatsın kalksın “Körfez’den nasıl puan veya puanlar alabiliriz?” hesabı yapsın, yapsın da yapsın…

İşte bu hırsla hem onlar bizi düşman belledi hem de biz onları… Hani burada “düşman” kelimesi ironi anlamındadır. Sporun her alanında şiddete karşıyım; çünkü bize sunulanlar ve bizim de içinde olduğumuz bu etkinlikler, insanların mutluluğu için yapılan uğraşlardır. Çoluk çocuk, anne baba bu şölenlerden keyif alalım; hafta sonu takımımızı destekleyelim, elinde bayrağıyla nazikçe ve kibarca oturup seyir zevkini tadan insanlarla bu anı yaşayalım; hele de takımımız galip gelirse çektiğimiz çilenin yerini coşkuya bırakalım derken bir bakıyorsun ortalık zehir zemberek…

MAÇ ÖNCESİ İKİ TRİBÜN LİDERİNİN “RACON” KESMESİ; YİNE GÖZTEPELİ TARAFTARLARIN BİZE İNAT, KÖPEK BALIKLARINI KAMUOYUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE EZMESİ…

Kocaelispor – Göztepe maçı işte bu çirkin görsellerle başladı. Bizim 13-15 bine yakın taraftarımıza karşılık İzmir ekibi bin veya 1.500 kişiyle tribündeydi.

Göztepe taraftarlarının içeriye soktukları ve doksan dakika boyunca patlattıkları maytapları, patlayıcıları girişlerde emniyet mensupları nasıl gözden kaçırmış olabilir ki?

Aslında deplasman tribünleri genellikle böyle olur… Olmasa çok daha güzel olur; çünkü orada çoluk çocuk, kısacası aileler var. Bunları gören o minnak yavrular ne düşünür?

HADİ MAÇA DÖNELİM…

Daha oyun başlar başlamaz yanımızdaki gazeteciye, “Biz bu oyunla bugün gol atamayız” dedim ve kısa sürede golü yedik. Yazımın başında belirttim; buraya gelen bizi iyi analiz etmek, iyi çalışmak ve iyi plan yapmak zorunda. Aynen dediğim gibi de oldu…

Adamlar daha maçın başında bizim ikinci bölgede oyun kurmamıza ve çıkmamıza dair planlarını uygulayınca elimiz kolumuz bağlandı. En iyi adamlarımız bile ne yapacağını şaşırdı. Bir de Göztepe adam adama markaj uygulayıp futbolcularımızın gayretini yerle bir edince ve en önemlisi galibiyeti çok isteyince, açıkçası ipimizi çekmeye yetti.

Sakatlıklar sonrası Teknik Direktör Selçuk İnan aslında yine de sahaya sürülebilecek en iyi kadroyu sürdü. Ama ortada bir takım oyunu yok. Futbolcular kendi bireysel becerileriyle bir şeyler yapmaya gayret gösterse de ezeli rakibimize yenilmekten kurtulamadık.

Sonuç; hem sıralamada hem de özgüvenimizde yavaş yavaş irtifa kaybetmeye başlıyoruz galiba… Nerede ortalığı yıkan takım? Nerede tribünleri ayağa kaldıran altın ayaklar? Nerede canını dişine takan o ruh? Nerede forması için çırpınan futbolcular?

Akla şu geliyor: “Düşmanımın düşmanını yen!” Ama biz pazar günü, güzel bir havada, tam dişimize göre dediğimiz Göztepe karşısında yokları oynadık. Rezil olduk. Bari bu takımı yen, git kime yenilirsen yenil… Umarım bir an önce toparlanırız.

Kısacası; raconların havada uçuştuğu, balıkların ayaklar altına alındığı, patlayıcı maddelerin ortalığı karıştırdığı, maç sonrası her iki takım futbolcularının birbirinin üzerine yürüdüğü bir pazar gününü geride bıraktık. Olacakmış, oldu da…

Bu kader değil, olsa olsa KEDER…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − 10 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER