Sonra genel sekreter oldu.
Tanıdığım ilk günden beri naif, kibar, nazik.
Hiç sesini yükselttiğine tanık olmadım.
Karşısındaki kim olursa olsun tavrında, konuşmasında, nezaketinde değişim olmaz.
Belediyecilik bilgi birikimi inanılmaz düzeydedir.
Doğma büyüme kentin insanıdır.
Kocaeli’nin her yerini bilir.
Bugüne kadar yapılmış, tüm projelere, yatırımlara vakıftır.
Belediye başkanlığında ikinci dönemi…
Mali disiplini çok sağlam, akçeli işlere bulaşmaz, para harcamada çok titiz.
Büyükakın, başkanlığının ilk gününden itibaren Kocaeli’nin her yerine dokundu.
Bir gazeteci olarak kente hizmet için gece gündüz inanılmaz tempoda koşturduğuna da şahidim.
İdeolojik olanların dışında başka partililerin bile Büyükakın aleyhine konuşmuyor.
Laf arasında taktirlerini belirtiyor.
Eleştirdikleri yegane konu trafik sıkışıklığı…
Onun dışında muhalefet bile yok.
Şu sıralar kentin gündemi Kandıra’ya yapılması planlanan çöp tesisi.
Öyle ki Büyükşehir meclisi bile karıştı.
1980’lerden beri meclis toplantılarını takip ederim.
Normal şartlarda meclis üyeleri ve başkan söz verdiği taktirde bürokratlar dışında kimse söz alamaz, görüş beyan edemez.
Ancak, çöp tesisini protesto etmek için meclise gelenler istedikleri gibi konuştular.
Bağırdılar, çağırdılar, yetmedi Büyükakın’a, ‘Yuh’ bile çektiler.
Samimi söylüyorum, Büyükakın’ın yerine başka bir belediye başkanı olsaydı, protestocuları gerekirse zorla meclisten dışarı çıkartırdı.
Kandıra’ya çöp tesisi yapılmalı mı?
Yapılmamalı mı?
Bana göre Kocaeli’nin hiçbir yerine böyle bir tesis yapılmamalı.
Ama her gün elimizde poşetle konteynere attığımız çöpler ne olacak?
Kendi kendine buhar olup uçmayacağına göre…
Ciddi bir çöp depolama ve bertaraf etme sorunumuz var.
Kandıralılar için söylemiyorum, itiraz edenlerin çözüm olarak sunduğu hiçbir şey yok.
Herkes, ‘Benim ilçemde olmasın da, nerede olursa olsun’ diyor.
1990’lara kadar İzmit’in çöpü Gölcük Yolu’nda denizin kenarına dökülür, dalgalar alıp götürürdü.
Yine eskiye dönüp, çöpü denize mi atalım?
Samanlı Dağları’nın güzelim vadilerinin çöp yığını olduğu günleri ne çabuk unuttuk.
Birisi çıksın, aklı başında bir öneri getirsin, canımı yesin.
Kocaeli’nin 12 ilçesinin her bir köşesi çok güzel, çok değerli.
İnanın, tüm samimiyetimle söylüyorum hiçbir ilçeye çöp tesisi yapılmasını istemiyorum.
Ama benim, bizim istemememizle olmaz ki.
O çöpler bir yerde bertaraf edilecek.
Bu kenti yönetenler, ‘Aman ya, bize ne diyemez ki.’
O zaman o koltukta. ‘Neden oturuyorsun’ demezler mi?
Bugüne kadar Kocaeli’nin her bir köşesinin daha güzel…
Daha yaşanabilir bir bölge olması için çalıştığına şahit olduğum Tahir Büyükakın ne Kandıra’ya, ne başka bir ilçeye ihanet etmez.
Böylesine önemli bir sorun ve proje baştan savma, ‘Biz yaptık oldu’ mantığıyla inşa edilmez.
Büyükakın eleştirilebilir, protesto edilebilir.
Ama, kentin yönetildiği bir mecliste Büyükakın’a yuh çekilmesi çok büyük haksızlıktır.
Büyükakın mecliste çöp tesisi için alternatifler denendiğini…
Kartepe’nin artık B planı olduğunu söyledi.
Dün mecliste, Yuh çekenler, Kandıra için başka bir konuda Büyükakın’a hangi yüzle bakacaklar?
Şahsen ben Büyükakın’ın Kandıra’yı, Kandıralılardan daha çok önemsediğini biliyorum.
Eleştiri, protesto neyse ama, Yuh çekilmesi hiç şık olmadı.
Büyükakın’a haksızlık yapıldı.
