“Açıklanan rakamlarla vatandaşın yaşadığı hayat örtüşmüyor”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından yazılı bir değerlendirmede bulunan Hürriyetçi Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker, farklı kurumların açıkladığı enflasyon oranları arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 32,11 olarak açıkladığını hatırlatan Çeker, ENAG’ın yüzde 51,49, İstanbul Ticaret Odası’nın ise yüzde 38,31 oranını duyurduğunu belirterek, vatandaşın hissettiği enflasyonun resmi rakamların üzerinde olduğunu öne sürdü.
“Maaşlar ay ortasına gelmeden eriyor”
Sağlık çalışanlarının artan hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Çeker, kira, ulaşım ve temel ihtiyaç giderlerindeki yükselişe dikkat çekti. Maaşların ay ortasına gelmeden eridiğini savunan Çeker, pandemi döneminde fedakârlıklarıyla öne çıkan sağlık çalışanlarının bugün ekonomik zorluklarla mücadele etmek zorunda bırakıldığını dile getirdi.
“Sağlık kurumlarında sorunlar büyüyor”
Açıklamasında çalışma koşullarına da değinen Çeker, sağlık kurumlarında personel yetersizliğinin kronik hale geldiğini belirtti. Fazla mesainin olağan çalışma düzenine dönüştüğünü ifade eden Çeker, mobbing, liyakat eksikliği, döner sermaye sistemindeki adaletsizlik ve vergi dilimi uygulamalarının çalışanların gelir kaybını artırdığını savundu. Sağlıkta şiddet olaylarının da devam ettiğini vurgulayan Çeker, çalışanların görevlerini can güvenliği endişesiyle yerine getirdiğini söyledi.
“Pandemide alkışlanan sağlık çalışanı bugün geçinemiyor”
Sağlık çalışanlarının büyük fedakârlıklarla görev yaptığını belirten Çeker, kamu işverenine çeşitli sorular yöneltti. Pandemi döneminde alkışlanan sağlık emekçilerinin bugün neden yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini sorgulayan Çeker, sağlık sistemini ayakta tutan çalışanların emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade etti.
Bakanlığa çağrı: Kalıcı düzenleme yapılmalı
Hürriyetçi Sağlık-Sen olarak taleplerini de sıralayan Çeker, sağlık çalışanlarının maaşlarının gerçek yaşam maliyetlerine göre yeniden belirlenmesini istedi. Refah payı içeren kalıcı ücret artışı yapılması, seyyanen ödemelerin emekliliğe yansıtılması, vergi dilimi uygulamasının değiştirilmesi, döner sermaye sisteminin adaletli hale getirilmesi ve personel eksikliğinin giderilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca sağlıkta şiddete karşı sıfır tolerans uygulanmasını ve liyakat esaslı yönetim anlayışının tüm kurumlarda hayata geçirilmesini talep etti.
“Lütuf değil, hakkımızı istiyoruz”
Açıklamasının sonunda sağlık çalışanlarının hak mücadelesini sürdüreceklerini belirten Çeker, “Sessiz kalmayacağız, haksızlığa boyun eğmeyeceğiz. Güçlü bir sağlık sistemi, ekonomik olarak tükenmiş sağlık çalışanlarıyla kurulamaz” ifadelerini kullandı. Çeker, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle kamu çalışanlarına yılda iki kez yapılan maaş zamlarının yetersiz kaldığını belirterek, maaş artışlarının üç ayda bir yapılmasını, enflasyon farklarının ise aylık olarak refah payı eklenerek ödenmesini istedi.
