Yıllar önce kahve denilince akla ilk gelen Türk kahvesiydi. Osmanlı Devleti’nden çıkıp Avrupa’ya yayılan, son yıllarda ise çeşit çeşit yabancı marka kahvelerin piyasayı sarmasıyla ikinci plana atılan Türk Kahvesi’ne İzmitli Uğur Ünal sahip çıktı. Bir kültürün hatırla yoğrulmuş hikayesi olarak Türk Kahvesine dair her özelliğin en ince detaylarıyla anlatıldığı kitabı hazırlayan Uğur Ünal, tüm dostlarını ve Türk Kahvesi severleri 20 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’te Milli İrade Meydanı’nda bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sanat Kafe’ye bekliyor
SOMUT OLMAYAN MİRAS
Türk insanının geleneksel kahve damak tadını kendisine has bir üslup ile yazıya döken Ünal, “Kitabımızın genel konusu kahvenin Habeşistan’da keşfi, Yemen’in Osmanlı topraklarına dahil etmemizle birlikte kahvenin saraya ulaşıp Türklerin kahve ile tanışması ile başlıyor. Türk kahvesinin pişirme metodu olarak doğuşunu, saraydan sokağa yansımalarının yanı sıra Osmanlı’nın ve dünyanın ilk günümüz tabiri ile kafenin 1554 yılında Eminönü’nde açılmasını sağladı. Osmanlı kahvehaneleri şuan ki sanat ve kültürümüzde benimsediğimiz değerlerin oluşmasını sağladı. Türk kahvesinin doğru pişirilme metotları ve çekirdek tercihleri, UNESCO’nun somut olamayan Dünya kültür mirası listesine girmesini sağladı. Türk Kahvesi’ne Dair’ isimli kitabım çekirdeklerin kavrulma ayar ve değerlerine yönelik bu detaylar ile teknik bilgilerde yazılmış ilk eser diyebiliriz” dedi.
YAZAR HAKKINDA
Uğur ÜNAL, 1982 yılında İzmit’te doğdu.
Aile mesleği olan kahveciliği, kültürel bir miras bilinciyle sürdüren Ünal, Türk kahvesinin tarihine, ritüeline ve inceliklerine duyduğu saygıyla tanınır.
Göynük’ün tarihî atmosferinde, geleneksel kahve sanatını aslına uygun biçimde yaşatmakta ve bu geleneği modern zamanlara taşımaktadır.
Ona göre kahve, yalnızca bir içecek değil; bir medeniyetin kokusu, bir sessiz zarafet biçimidir.
Yüzyılı aşkın bir geçmişin izlerini taşıyan bu mesleği, bir zanaatten çok bir kültürel emanet olarak görür. Her kahve çekirdeğinin aynı hikâyeyi anlatmadığını savunan Ünal, Türk kahvesinin özünü koruma konusundaki hassasiyetini her fırsatta dile getirir.
Bugün hâlâ kahvelerinde geleneksel yöntemleri ve Yemen çekirdeğinin özgün karakterini kullanarak bu mirası yaşatmayı sürdürmektedir.
Uğur Ünal için bu eser, uzun bir kültürel yolculuğun yalnızca başlangıcıdır.
Kahveyle başlayan bu serüven, gelecekte Türk kahvesinin farklı dönemlerine, yörelerine ve insan hikâyelerine uzanacak yeni kitaplarla devam edecektir.
Her yeni fincan, geçmişle geleceği buluşturan bir sayfa olacaktır.
“Kahve, sadece içilmez; dinlenir, düşünülür ve hatırlanır.
Ve her fincan, yeni bir hikâyenin başlangıcıdır.”
