Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SOSYAL RİSK HARİTA ÇALIŞMALARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ülke genelinde Sosyal Risk Haritasının
çıkarılması çalışmaları hakkında Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkanı Muhammet
Birinci açıklama yaptı. Genel Başkan Birinci Risk haritasının çıkarılmasında sahada
görev alan görevlilerden gelen geri bildirimler, uygulamanın mevcut haliyle ciddi
sorunlar barındırdığını açıkça ortaya koymaktadır.” Dedi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ülke genelinde Sosyal Risk

RESMİ BAŞVURUMUZU GERÇEKLEŞTİRDİK
Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkanı Muhammet Birinci’nin yaptığı açıklamada; “Aile ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ülke genelinde başlatılan Sosyal Risk Haritası
uygulamasına ilişkin Hürriyetçi Sağlık- Sen Genel Merkezi olarak yaptığımız kapsamlı
değerlendirme sonucunda, sahada tespit edilen sorunların çözümü amacıyla Bakanlığa resmi
başvurumuzu gerçekleştirdik. Ayrıca, sendikamız bünyesinde oluşturulan “Sosyal Hizmet
Komisyonu”nun Bakanlık yetkilileri ile görüşme yapabilmesi için randevu talebinde
bulunduk. Konuya ilişkin Genel Merkezimiz tarafından ilgili bakanlığa yazılan yazıda yer
verilen hususlar aşağıdadır,
CİDDİ SORUNLAR BARINDIRDIĞI
Bilindiği üzere, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Sosyal Risk
Haritaları çalışmaları; kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve engelli bireylerin bakım
ihtiyacı gibi kritik sosyal alanlarda risklerin erken tespiti açısından önemli bir işlev
üstlenmektedir. Bu yönüyle, koruyucu ve önleyici sosyal hizmet politikalarının geliştirilmesi
adına kıymetli bir araçtır. Ancak sahadan gelen geri bildirimler, uygulamanın mevcut haliyle
ciddi sorunlar barındırdığını açıkça ortaya koymaktadır.
OLUMSUZ ETKİLEMEKTEDİR
Özellikle çocuk kuruluşlarında görev yapan personelin; korunma ihtiyacı olan çocuklar, suça
sürüklenen çocuklar (SSÇ) ve yüksek risk grubundaki bireylerle yürüttüğü yoğun ve hassas
çalışmalar göz önüne alındığında, aynı personelin ek olarak saha görevleriyle
yükümlendirilmesi ciddi bir iş yükü artışına neden olmaktadır. Bu durum yalnızca çalışanların
tükenmişlik riskini artırmakla kalmamakta; aynı zamanda çocuklara sunulan hizmetin
niteliğini ve sürekliliğini de olumsuz etkilemektedir.
ASLİ SORUMLULUĞU
Çocuk evleri sitesi ve ihtisaslaştırılmış kuruluşlarda görev yapan personelin asli sorumluluğu;
çocukların güvenliğini sağlamak, rehabilitasyon süreçlerini yürütmek ve sosyal uyumlarını
desteklemektir. Bu kritik görevler yüksek dikkat, süreklilik ve kurumsal istikrar gerektirirken;
personelin yoğun saha çalışmalarına yönlendirilmesi kurum içi işleyişte aksamalara ve
risklere yol açmaktadır. Öte yandan, kamu hizmetlerinin etkin, sürekli ve düzenli şekilde
yürütülmesi esastır. Ancak mevcut uygulamada görev dağılımı ve planlamanın bu ilkeye
uygun şekilde yapılmadığı görülmektedir.
PEK ÇOK YAPISAL PROBLEM
Personel yetersizliği, artan iş yükü ve yetersiz destek mekanizmaları; hem çalışan
verimliliğini düşürmekte hem de sunulan kamu hizmetinin kalitesini zedelemektedir.Sahada

görev yapan personelin karşı karşıya kaldığı sorunlar yalnızca iş yükü ile sınırlı değildir.
Güvenlik riskleri, mesleki itibarın korunamaması, kadın çalışanların karşılaştığı zorluklar ve
teşvik edici mekanizmaların eksikliği gibi pek çok yapısal problem, uygulamanın
sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirmektedir.
ÖNE ÇIKAN BAŞLICA SORUNLAR
Bu kapsamda öne çıkan başlıca sorunlar şunlardır:
* Saha görevlerinde personelin güvenliğinin yeterince sağlanamaması,
* Rutin hizmetlerde aksaklıkların yaşanması,
* Personel yetersizliği ve iş yükü dengesizliği,
* Risk tazminatı gibi teşvik edici ödemelerin bulunmaması,
* Sahadaki sorunlara yönelik kurumsal destek mekanizmasının eksikliği,
* Mesleki itibarın korunmasına yönelik önlemlerin yetersizliği,
* Görev, yetki ve sorumlulukları açıkça belirleyen yasal çerçevenin bulunmaması,
* Kadın çalışanların sahadaki özel sorunlarına yönelik tedbir eksikliği,
* Uygulamanın kişisel cihazlar üzerinden yürütülmesinin doğurduğu hukuki ve ekonomik
riskler,
* Görevlendirmelerin yazılı ve hukuki dayanak olmaksızın yapılması.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Sosyal Risk Haritaları çalışmaları doğru bir hedefe yönelmiş
olsa da, mevcut uygulama biçimiyle sürdürülebilir değildir.
Bu nedenle;
* Çocuk kuruluşlarında, yaşlı ve engelli bakım kuruluşlarında görev yapan personelin bu
kapsamda görevlendirilmesinin yeniden değerlendirilmesi,
* Uygulamanın hizmetleri aksatmayacak şekilde planlanması,
* Personel kapasitesine uygun görevlendirme yapılması,
* Saha çalışanları için güvenlik, teşvik ve hukuki altyapının güçlendirilmesi,
* Tüm süreçlerin açık, yazılı ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi zorunludur.
Aksi halde, hem çalışanlar hem de hizmet sunulan dezavantajlı gruplar açısından telafisi güç
sonuçlar doğacaktır.” Diyerek sözlerini sonlandırdı.